Her gün daha da zor be usta. Zorlaşıyor yani git gide zorbalaşıyor… Soğuk kesiyor, sıcak oluk oluk akıtıyor, ter kan içinde uyanıyorum her sabah. Uykumda iyi miyim? Uyuyorum uyuyorsam iyiyimdir. Rüyalarım da var biliyorum. Gece kucağımda illüzyon. Belki olmadı hiç bir zaman gelecek, biz kandırdık küçükken evin içinde kurduğumuz çadırlar gibi. Bir şey diyesim yok artık… Papyon Tayfun“Zor Usta” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: papyontayfun
Ağustos bir garip
Üzüntüden ve endişeden patlamak üzereyim sanki bir balonun şaşırtan büyümesi gibi. Pandemi önü ve arkası perdenin Oyunda cinayet, işkence, zulüm, katliam, doğanın bile doğasına aykırılaştığı insanlığın kendine en yabancı ve uzak kaldığı bir dönem. Hiç bir insan kendinde değil şimdi. -Hepten delirdik, hayırlısı… Acının bağımlısı olduk. Salgınlar, Yangınlar seller isyanlar ve İnsanlar uçak kanadında Yanan“Ağustos bir garip” yazısının devamını oku
Crying Game
Küçük bir göl kenarında gizli yerde, Karl kitaplarla birlikte bir ayraç hediye ediyordu hayatta en çok sevdiği insana; “YOU WILL BE HAPPY” yazıyordu üzerinde. Eylül, On yedi yaşında genç ve biraz tedirgindi. Birazdan fazla huzursuz muydu? Bilemedim bunu… yanlış demek geldi içimden ölmeden az evvel… dur yanlış an…!Filmlerde söylenen kadar söylenmeyen şeyler ve hani sessizliğin…“Crying Game” yazısının devamını oku
tanrı yanım
Tanrım,tanrı yanımlütfen beni bağışlayınsıkıldım taş gibiya da erimiş kaşardoymuyorum ama iştahım yok Tanrım beni bağışlayınhallerden bir hal içindeyimbilmem hangi biçimdeyimah bu ben içimde miyim? tanrı yanım n’olur beni affet isedim istedim durmadan istedim istek çok fazlaydı sana vardıbana hani diyemedim tanrım tanrı yanım lütfen affet,oburdum evvelden gözümle yerdimşişti patladı midem öğrendimher şey çok fazlaydı sana“tanrı yanım” yazısının devamını oku
Şiir bir yalnızlık işidir 1
her yalnızlık şiirin işi değildir ama ataların ayak izleri, yanlışlıklar ölümsüz ezgiler ve diğer her büyü aklını alır doymaz ne şaraba ne aşka ne zevke ne sefaya doymaz yahu, varlık içinde bir yokoluştur hayat! Sen de bir gün bebekliğinde duymaya başladığın bir varmış bir yokmuş diye anlatılan masallardan birindeki ahşap masanın bir bacağı olduğunu hissedersin.“Şiir bir yalnızlık işidir 1” yazısının devamını oku
Yazmak iyidir…
Yazarken en az iki kere düşünür insan. Konuşurken düşünemez bile bazen.
.uzayda bir an
acı çekiyorum bir çakıl taşı gibi berrak sular yok ve ben, yerküreden bağımsız karanlığın gerçek olduğu kapsayıcı boşluk d ü ş ü y o r u m .
Susmayan us’un sırları
Vanilya kokulu bedenlerine hapsolmuş ruhlar Sanırım insanlar önce kandırılmak sonra kandırıldığını anlamak… Bu arada; İnsan en çok kendini kandırır. İnsan en ve insan en ama en anlamsız yargıların yargılanmaların ve bunun gibi rahatsız edici bir çok duygunun efendisi olmakta hayli güçlük çeker. Bilir de kıpırdayamaz Duyar da dinlemez Bakar da görmez Söyleyerek susar Susarak der“Susmayan us’un sırları” yazısının devamını oku
Aç
Sevgi görmemiş bir insandan daha tehlikelisi olamaz… Tayfun Türkkan 2020 Ekim
Covid19
hiç ölmemiştik böyle durmadan durmadan ölüyoruz olmadan ölüyoruz şiiri öldürüyor şairi gömüyor bu puslu havalar büyücülerin sevdiği azrailin kol gezdiği yeniklik türküleri çığlıkla zafer bir avuç toprak bir ömür geçmeden ölüyoruz hiç ölmemiştik böyle Papyon Tayfun Türkkan/ Eylül 2020